browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Yalıncak’ın Terkedilmiş Taş Ocaklarında İp İnişi Yapmak

Posted by on 16/11/2012

Yıllardır ODTÜ Yalıncak’ta çok çeşitli etkinlikler yaptık. Yürüdük, kardan adamlar yaptık, gölet kıyısında pikniğe gittik, jeozula aradık, oryantıring, koşu, bisiklet idmanlarına katıldık. Liste uzayıp gidiyor. Bir ara Yalıncak’taki kayalık bölgelerde tırmanış denemeyi düşünmüştük ancak kayaların oldukça çürük olmasından ötürü bu hevesimizden vazgeçtik.

Şu aralar, Aralık ayı başında yapılacak olan Kurabiye Macera Yarışı‘na hazırlanırken de sık sık Yalıncak’a gidiyoruz. Nermin hoca ve ekibinin, geçtiğimiz yıl organize ettiği 3-2-1 Macera Yarışı da Yalıncak’ta yapılmıştı. Hafta başında beraber yaptığımız bisiklet idmanında ise 3-2-1 Macera Yarışı’nda ip inişi etabı için Yalıncak’taki terkedilmiş bir taş ocağı binasını kullandıklarından bahsetti. Merakım üzerine yolumuzu binaya doğru çevirdik.  Yalıncak’taki iki taş ocağı binası da Ahlatlıbel yakınlarında. Yani neredeyse Yalıncak’ın en Güney ucunda. Bu binalardan biri oldukça eğreti duruyor. Duvarlarında derin çatlaklar var ve sanki bir yöne doğru biraz yatık duruyor. Diğeri ise epey daha iyi durumda.

Terkedilmiş taş ocağına geldiğimizde bisikletleri bırakıp ip inişi için istasyon kurulabilecek olan emniyet noktalarını aradık. Emniyet istasyonu kurarken özellikle yedekli bir yapı oluşturmaya dikkat ediyoruz. Bu sebeple bir ana, bir de destek istasyon kuracak yer bulmamız gerekiyordu. Ana istasyon olmak için en uygun seçenek, iniş duvarından 35m Güney’de konumlanmış dev bir kaya kütlesi idi. Yakından incelediğimizde kaya üzerinde ancak ince bir dalın geçebileceği kadar küçük bir kırık olduğunu farkettik. “Göz” denilen bu oluşumlar, doğadaki nesneler üzerinde bulunabilecek  en güvenilir istasyon kurma noktalarıdan. Böylece ana istasyon yerini belirlemiştik. Sıra yedeğe gelmişti. Binanın batı duvarının başladığı noktada yapının temeline ait demir bir çubuğun taşlar arasında belirdiğini farkettik. Çekeri farklı bir yöne doğru olsa da, bu bizim için uygun bir yedek istasyon noktası oluşturacaktı. Gözlemleri yaptıktan sonra bir sonraki idmana malzemelerle gelmeyi kararlaştırarak oradan ayrıldık.

Dün, Banu ve Nermin Fenmen ile birlikte tekrar terkedilmiş taş ocağına gittik. Çantamızda biri 60m’lik dinamik, diğeri 30m’lik statik olmak üzere iki ip vardı. Statik ipi Güney’deki kaya gözünden geçirip kendi üzerine düğümledik ve duvara doğru uzattık. Bu sayede mümkün olan en az uzunlukta dinamik ipi yatayda kullanacaktık ve inişe başlangıç sırasında ipin esnemesinden dolayı oluşacak düşmeyi bertaraf edebilecektik. Statik ipin duvara yaklaşmış olan ucuna bir açık sekizli düğümü attım. Daha sonra bu sekizliyi, 60m.’lik dinamik ipimizin tam ortasına attığım bir üzengi düğümünden geçirerek kapalıya çevirdim. Hemen ardından, Banu, perlonlar ile oluşturduğu yedek istasyonu, mümkün olan en az çekeri üzerine verebilecek şekilde sisteme dahil etti. Duvarın kenarına kadar yaklaştık ve fosforlu yeşil ipimizin her iki ucunu birden aşağıya doğru savurdum. Artık inişe başlayabilirdik.

Bir işe başlamanın, işi bitirmenin yarısı olduğunu söylerler. Bu, ip inişleri için kesinlikle doğru. İnişe başlayabilmişseniz, bitirmeniz an meselesi demektir. Hele iniş yüzeyiniz ayaklarınızın hemen altından başlayan dümdüz bir duvarsa… Bu durumda oturuş pozisyonuna geçmek biraz maharet istiyor. İpte oluşacak olan esneme sizi başlama esnasında sarsabilir. Buna hazırlıklı olmalı, dizlerinizi kırmamalı ve ayaklarınızı sürekli iki yana açık tutmalısınız. Yoksa sağa sola devrilebilir, omzunuzu veya dizinizi çarpıp yaralanabilirsiniz.

İnişe başladıktan sonrası ise çok keyifli. Bir elim boştayken diğeri ile emniyetimi oluşturan prusik düğümünü tutup sıkarak ipten aşağı kaymaya başladım. Tepede sabit olmayan veya çürük kaya kütlesi olmadığından düşecek taşlar için endişelenmem gereksizdi. İniş sırasına ayaklarımı kaymayacak şekilde, mümkün olduğu kadar duvara dik  konumlandırdım.

Sırayla çok defa iniş yaptık. İkinci denemeden sonra artık iniş başlangıcı da korkutmamaya başladı. Hiç şüphesiz yaptığımız bu idmanların Kurabiye Macera Yarışı’nda faydasını çok göreceğiz.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *