browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Türkiye’nin en genç Ironman’i olmak…

Posted by on 14/06/2015

Ercan128 Haziran’da Avusturya’da 19 yaşında Türkiye’nin en genç Ironman’i olmak için yarışacağım. İşte fikrin aklıma düştüğü andan itibaren uğraşılarım, heyecanlarım, üzüntülerim, mutluluklarım… 28 Haziran günü aklınızın bir köşesinde bana destek olmayı ve ironman.com sitesinde Avusturya yarışında ismim ve göğüs numaramla (Ercan Arslan, 986) takip etmeyi unutmayın.

Eylül ayında ODTÜ’de üniversiteye başladığımda ne kadar mutluydum. Aklım birkaç yüz karış havalardaydı. Sabahları Yalıncak’a koşuya çıkıyor, biraz bisiklet sürüyor, biraz ders çalışıyordum. Yıllarca kendime dediğim “aslında yüzebilsen triatlon yapabilirsin” düşüncesi bir gece ansızın tekrar geldi. Sabah ilk işim havuza gitmek oldu. Yüzmemin ne kadar kötü olduğunu bilerek suya girdim. Sonuç hüsrandı, sadece 10 m gidebilmiştim! Yurda döndüm, internette yüzme tekniklerini incelemeye başladım. Kendimde nerede yanlışlıklar olduğunu az çok kestirebiliyordum ama havuzda sonuç değişmiyordu. Hep hüsran, değişmeyen 10 m barajı ve tekrar denemelerim. Arada yüzmeyi bıraksam mı diye düşünmüyor değildim ama işin kolay tarafının bırakmak olduğunu biliyordum. Ne zaman vaz geçecek olsam Bob Marley’nin aklıma gelen sözleri tekrar denemeye itiyordu: “Get up stand up don’t give up the fight”. İlerleyen haftalarda 10 m psikolojik barajı ancak 25 m barajına dönüşebilmişti.

ercan3Ekim ayının sonlarına doğru bir akşam bir internet sitesinde Türkiye’nin En Genç IRONMAN’inin 21 yaşında olduğunu gördüm. Acaba sorusu aklımdan geçtikten sonra kendimi yarışa hazırlanırken buldum. Yıllarca yapmak istediğim triatlona en üst düzeyden başlayacaktım. Bir an önce antrenman programlarını hazırlamaya başlamam gerekiyordu, ne yapmalıydım? Yüzmem yok; bisiklet 180 km sürebilirim; 42 km koşu, sanırım en kolayı bu olacaktı. Büyüklerimden destek alarak haftada ortalama 20 saat antrenmanla ciddi bir başlangıç yaptım. Neredeyse her gün yüzülecek, haftada 3 gün bisiklet sürülecek, 2 gün uzun koşu yapılacak, orienteering ve dağ bisikleti antrenmanlarına devam edilecekti. Yüzme için artık ciddi bir destek almak amacıyla 10 Kasım günü ODTÜ’de yüzme kursuna kaydoldum. 2 hafta boyunca sıfırdan yüzme dersi aldım.

Ercan-eglencelikosu-2Arada kendime uygun yarışı arıyordum, 4 Ekim Barcelona yarışının ideal yarış olabileceğini düşünmüştüm. Arada yaz tatili olacaktı, daha fazla antrenman yapma ve bütçe ayarlamaya vaktim olabilirdi. Bu planları yaparken ilk şoku henüz yaşamamıştım: kayıtlar kapanmıştı! Yaklaşık 2 gece uykusuz, ne yapabileceğimi düşündüm. Kendime başka yarışlar aramaya başladım ama teker teker kayıtlar kapanıyordu. Benim için 2.tercih olarak IRONMAN Avusturya’yı gözüme kestirdim. Türkiye’den 22 kişi bu yarışa katılacaktı, bir problem yaşarsam bana yardımcı olabileceklerini düşündüm. Avusturya’ya gitmem kolay olmayacaktı, kayıt ücretini ödeyecek bütçem yoktu. Bütün zor zamanlarımda bana destek olan abim kayıt ücreti ödeyebilmem için bana borç vermeyi kabul etti. Artık yarışta start alabilecektim.

Ercan-trainerUykusuz 2 gecenin ardından antrenmanlarıma tekrar yoğunlaşabildim, bisiklette yalnız ve Ankara’yı bilmediğim için saatlerce trainer ve rollerda pedal çevirdim, saatlerce sıkıldım. Koşuda mesafeleri hafif hafif arttırmaya başladım ama bacaklarım iflas etmişti. Kalçalarımdan gelen ağrılar nedeniyle koşu antrenmanlarına ara verdim. Doktorum yaklaşık 2 hafta koşmamam gerektiğini söyledi. Kendimi zor tutuyordum, koşarsam sakatlığımın düzelmeyeceğini biliyordum. Sabırla geçen 2 hafta sonunda tekrar koşmaya başladığımda mutluluktan uçuyordum. Bu arada yüzme psikolojik sınırım 50m olmuştu. Yarışa 5 ay kalmıştı ve 2 ayda kendimi sadece 50 m geliştirebilmiştim! Panik yapmaya başlamıştım ancak birkaç hafta sonra 50m den 230m ye sıçramamı yaptım. Artık istediğim mesafeleri yüzebilecektim!

Bir taraftan sponsorluk arıyor, diğer taraftan antrenmanlarıma devam ediyor ve aklımın birkaç yüz karış havada olması nedeniyle ders çalışıyordum. Sponsorluk işleri hiç iyi gitmiyordu. Sayısız mail, telefon görüşmesi ve yüz yüze görüşmelerden sonra elde ettiğim tek sonuç sıfırdı. Evet rakamla da “0”, hiç sponsor bulamamıştım. Yıllarca yarışlara bütçem olmadan gittiğim için IRONMAN’e de gitmem için gerekli olan şeyin para olmadığını, tek ihtiyacımın hayallerim olduğunu biliyordum. Sponsor aramaktan vazgeçtim. Tekrar antrenmanlara yoğunlaştım. 230 m den birkaç gün sonra 1300 m (100m/4 dk çok yavaş olduğunu biliyordum) yüzdüm, mutluluktan uçmaya başladım!

Ercan-yuzmeKafamda her gün farklı duygular ve düşünceler vardı, bunlar da ODTÜ’ye bağlanmamı kolaylaştırmıştı. Geceleri 4 saat civarında uyuyup derse gidiyordum, oradan antrenmanlarıma devam ediyordum. Uykusuz olmamın problem yaratmadığını düşünüyordum. Tek düşündüğüm şey antrenmanlarım ve antrenman nedenlerim olmuştu. Birkaç hafta sonra bana çok yardımı olacak Emre ile karşılaştım. Yüzme tekniğimle yakından ilgileniyor, her hatamı düzeltmeye çalışıyordu. Sonuçta 100m/2.16 ya kadar çektim ama havuzdan çıkınca hissettiğim yorgunluk bisiklet ve koşu etaplarında ciddi sorunlar oluşturabilirdi. Bazen aklımdan; zaten bizler birer duyguları, düşünceleri ve hayalleri olan makine değil miyiz diye düşünüp, sonuna kadar zorlamaya karar veriyordum. Ama her makine gibi biz de aşırı zorlamada bozulabilirdik ve yarı yolda kalabilirdim. Bu nedenle yüzmede 100m/3 dk. civarında yüzmeye karar verdim. Bisiklet etabı için artık aklımda ortalama nabız ve süre oluşmaya başlamıştı, 5.30 saatte bitirebilirim diye düşünüyordum. Koşu etabında 3.15 ideal süre olabilirdi benim için. Geçiş alanlarında kaslarımı uyarıp, diğer etaplara daha rahat ve düşük tempoda başlamayı planladım. Her istasyonda bir şeyler yiyecektim.

ercan-bisiklette2Yarışa 3 ay kaldığında 3. şoku yaşadım. Yine antrenmanda fazla yüklenmiştim ve bacaklarımda stres kırığı meydana gelmişti. Doktorum 6 hafta koşmamı yasakladı; ama koşmam gereken yarışlar vardı, gidip koştum. Bu da sakatlığımı ilerletti. Bu arada ihtiyacım olan ekipmanları temin etme çabasındaydım. Deniz yol bisikletini yarışta kullanabileceğimi söyledi; bu benim için çok iyi haberdi. Doktora tekrar gittiğimde, koşmamam konusunda yine uyarılmıştım, kemiklerimdeki ağrı geçinceye kadar koşmayacaktım ama güzel haber de almıştım. İçe basık koşma stilinden kurtulmuş, artık neredeyse bütün tabanımla yere basıyordum. 2 Hazirana kadar koşmadım. Bu süre içinde bisiklette ve yüzmede istediğim noktalara yaklaşmıştım. Yaklaşan zamanla sakatlıklardan korkmaya başladım, hafif hafif antrenman tempomu azaltıp haftada 7-8 antrenmana kadar düşürdüm.

Kalan evrak işlerimi halletmeye başlamıştım ki 4. şoku yaşadım. Pasaport çıkartamıyordum! Eski hizmet pasaportumun nerde olduğu hakkında en ufak fikrim yoktu. Yaklaşık 2 hafta pasaport çıkartabilmek için uğraştım. Hemen vizeye başvurdum, 6 gün sonra vizemi de aldım. Şimdi dinlenme modunda antrenmanlarıma devam ediyorum, ama aklımda hala sorular yok değil. Ne zaman yarış koşsam bir amacım doğrultusunda koştum. Benim bu yarışı koşmamdaki amacım nedir? Yıllardır aklımda olan triatlon hayalimi gerçekleştirmek mi? Sanırım değil. Madalya mı? Bence değil. Limitlerimi zorlamak mı? Sanırım bu da değil. En genç IRONMAN olmak mı? İlk başlardaki amacım bu olmasına rağmen sanırım bu da değil. Sanırım ODTÜ’nün bana kazandırdığı güzel anılar için koşacağım.

ercan428 Haziran Pazar günü 986 göğüs numarasıyla TSİ ile saat 6.00’dan itibaren beni takip edebilirsiniz. Tahmini derecelerim, yüzme için 2.05, bisiklet için 5.30-6.00, maraton için 3.15-4.00 ve değişim alanları yaklaşık 10 dakika. Tahmini sürelerimin yarışta yaşadıklarım ve hissettiklerimle nasıl değişeceğini göreceğiz. Ironman.com sitesindeki Results / Live Coverage / Ironman Austria / Athlete Tracker kısmından BIB number: 986 veya soyadım ARSLAN’ı yazarak etap derecelerimi canlı takip edebilirsiniz.

Bana bu yarışa hazırlanmam süresince destek ve motivasyon sağlayan başta Deniz İren, Banu Aysolmaz, Emre Sobacı, Doruk Balkan, Emre Ekinci, Zeynep Abalı, Efe Tuncel, ODTÜ Orienteering ve Navigasyon Takımı, ODTÜ Bisiklet Takımı, ODTÜ Can Kurtarma ve İlk Yardım Topluluğuna ve son olarak sana teşekkür ederim. Özel teşekkürümü abim Erkan Arslan’a yapmak istiyorum. Hayatımdaki bütün kırılma anlarını sağlamasaydı şu an çok farklı bir yerde olabilirdim. Eğer siz olmasaydınız bu yarışa hiçbir zaman hazır olmayacaktım.

One Response to Türkiye’nin en genç Ironman’i olmak…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *