browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

ODTU 3-2-1! Macera Yarışı Raporu (2014)

Posted by on 12/05/2014

3 Etap, 2 yarışmacı, 1 amaç!

odtu_321_startGeçtiğimiz haftasonu katıldığımız ODTÜ 321 Macera Yarışı‘nın sloganı işte buydu. Kısaca bahsetmek gerekirse; ODTÜ 321 Macera Yarışı, ODTÜ Oryantiring Takımı‘nın iki yılda bir düzenlediği, halen Ankara’nın ilk ve tek olma özelliğini taşıyan macera yarışı…  Koşu, dağ bisikleti, kano ve çeşitli “bonus” etaplardan oluşuyor. Tabii ki, sürekli oryantiring yaparak hedefleri bulmak asıl amaç. Bu sene ikincisi düzenlenen yarışta ne yazık ki kano etabı türlü sebeplerden yapılamadı. Olsun, yine de çok ama çok keyifliydi.

ODTÜ 321 Macera Yarışı’nda kısa, orta veya uzun kategoride yarışılıyor. Bu seneki organizasyonda kısa parkur kampüs oryantiringi, koşu, ip inişi ve ip geçişinden oluşurken, orta ve uzunda buna ek olarak bir de bisiklet vardı.  Tüm kategorilere toplamda 45 takım kayıt yaptırdı. Yani geçtiğimiz Pazar günü 90 yarışmacı ve bir dolu organizasyon görevlisi ODTÜ Yalıncak arazisinde çılgınca bir koşturmaca içindeydi.

Yarış öncesi hazırlıklar, planlar, rakipler ve hedefler

odtu_321_planlama

Foto: Nermin Fenmen

Banu ile uzun parkura kaydımızı haftalar öncesinden yaptırdık. İşin aslı bu tarihlerde Likya Macera Yarışı vardı ve bu sebeple katılmamız güç görünüyordu, ancak Likya Macera Yarışı’na katılma olanağımız olmadığı için yarışmaya karar verdik. Yarışma öncesi klasik hazırlık sürecinden geçtik. İki hafta öncesinden itibaren hava durumunu takip etmeye başladık. Raporlar kaygı vericiydi. Sürekli yağmur görünüyordu. Normalde yağmura karşı bir önyargımız yok. Ancak Yalıncak’ın killi toprağı ıslandığında oluşan çamur bisikletin tekerlerini kilitleyebilecek kadar toplanıyor, koşanların ayakkabılarını yere yapıştırıyor.  Bu sebeple yağmurlu bir havada Yalıncak’ta yarışmanın bir sporcunun yaşayabileceği en keyifli tecrübelerden biri olduğu söylenemez. Hava durumunu aklımızdan uzaklaştırıp, kontrol edebileceğimiz konulara eğildik. Son bir hafta içinde bol bol karbonhidrat tüketerek depolarımızı doldurduk. Erken yatıp, erken kalkmaya özen gösterdik. Antrenman kaçırmadık… Yarış bültenini iyice okuyarak eksik bilgimiz kalmadığından emin olduk.

ODTÜ 321, Skor-O biçiminde olacağından stratejiyi doğru kurmak çok önemli. Yarış öncesi belirsizlikte bunu yapmak zor olsa da elimizdeki ipuçlarını birleştirdiğimizde, kaba taslak bir strateji oluşturmak bizim için mümkün oldu. Her şeyden önce, araziyi tanıyorduk. Kampüsten Ahlatlıbel’e yani Kuzey – Güney ekseninde Yalıncak arazisini bisiklet ile geçmenin 35 – 45 dakika aldığını biliyorduk. Doğu – Batı ekseninde geçiş yapmak için vadileri kesen battı çıktılardan geçmek gerektğini de biliyorduk. Yarışın 7 saat süreceğini göz önünde bulundurduğumuzda bonus etaplar ve kampüs oryantiring etabı çıkarılacak olursa, toplamda 5 – 6 saat kadar zamanımız olacağını öngördük. Bu hesaba göre Kuzey – Güney ekseninde Yalıncak’ı bisiklet ile 2 defa ve koşarak 1 defa geçmek için ancak yeterli zaman olacaktı. Kayıt yaptıran 45 takım olduğunu görmüştük. İp geçişi ve ip inişi etaplarında sıra olması yüksek olasılıktı. Bu sebeple mümkün olduğunca erken bonus etapları tamamlamak gerektiğine karar verdik.

Normal şartlar altında macera yarışları, katılımcılar için büyük belirsizlikler taşır. Bu defa bizim için bir istisna oldu. Antrenmanlarımızın neredeyse tamamını yaptığımız Yalıncak arazisini mekan alması büyük bir avantajdı. Bu sebeple hedeflerimizi normalden daha yüksek koyabileceğimize inanıyorduk. Karma kategoride yarışacak olmamıza rağmen, toplayacağımız puanın Erkek-Erkek kategorisinde ilk üçe girmeye yetecek kadar yüksek olması hedefini koyduk. 

Karma kategoride  yarışacak olan rakiplerimiz arasında tanıdık isimler vardı. Adem ve Elif Ateş çifti… Bu isimleri gördüğümüz andan itibaren bizim için yarışın çehresi değişti. Elif Ateş, bu yılın oryantiring yarışları elit kadın ferdi sıralamasında Türkiye 3.sü ve Adem hoca ise, yılların deneyimli oryantiring sporcusu ve antrenörü. Bildiğimiz kadarıyla son birkaç yılda Ateş’leri DASK ADAM karma orta parkur kategorisinde geçen olmadı. Harita becerileri konusunda bizden uzak ara önde oldukları şüphe götürmez bir gerçek. Üstelik arazi koşusunda da oldukça geride olduğumuzun farkındayız. Güçlü olabileceğimiz disiplinler ise bisiklet, ip teknikleri ve belki disiplinler arası geçişler (transition). Stratejimizi mümkün olduğunca güçlü yönlerimizden faydalanacak şekilde belirlememiz gerektiğine karar verdik. Bir sporcunun başına gelebilecek en iyi şey onu zorlayan, ona öğreten ve daha iyi olması için onu motive eden rakipler olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple böylesi rakiplerimiz olduğu için çok mutlu ve bir o kadar da tedirgindik.

ODTÜ  3…..2….1!

Yarıştan bir gece önce erkenden yattık, uzunca bir uyku çekerek dinlendik ve saat 07:00’da kalktık. 07:30’a kadar yumurta, ekmek, fıstık ezmesi, peynir ve zeytinden oluşan kahvaltımızı yaptık. Vakit geçirmeden kampüse gittik, bisikletleri hazırladık ve kayıt işlemlerini tamamladık.

Yarış brifingi takiben gecikmeden başladı. Üç büyük etaba ait üç farklı haritadan oluşan yarışma paketimizi teslim aldık. Tamamlamamız gereken ilk etap kampüs oryantiring etabıydı. Bu etapta ne kadar vakit geçirmemiz gerektiğini kestirmek için tüm haritalardaki puanlara göz gezdirdik. Bisiklet ve arazi koşusu etaplarında hedefler 70 ile 30 puan arasında değişiyordu. 1/4.000 ölçeğindeki kampüs oryantiring haritasında ise 10, 15 ve 20 puanlık hedefler vardı ancak bu hedeflerin sayısı beklediğimizden fazlaydı. Birbirlerine çok yakın olduklarından kampüs hedeflerinin hepsini toplamak iyi bir strateji olacaktı. Haritaya detaylı bir bakışla hedeflerin diziliminde belirli bir mantık olduğunu farkettik. Tüm hedefler, kampüsün etrafında atılacak büyük bir tur ile, çok az çapraz ve geri dönüşlü koşu yaparak toplanabilecek gibiydi. Hızlıca rotamıza karar verdik ve vakit kaybetmeden koşmaya başladık. 1 saat 14 dakika içinde tüm kampüs hedeflerini toplayarak bilgisayar masasına gelip SI çiplerimizi okuttuk ve hızlıca bisikletlerimizi aldık. Görevliler SI’ları bisikletlere taktılar. Başlamak üzere olduğumuz Bisiklet-O etabının 1/15.000 ölçekli haritasını ben, bir sonraki oryantiring etabı olan Arazi-O’nun 1/10.000 ölçekli haritasını ise Banu aldı. Haritaları harita tutucularımıza yerleştirdik. Bisiklet-O etabında yönlendirmeyi ben yapacaktım. Banu ise bisiklette geçirdiğimiz süreyi, koşu etabı haritasını inceleyip mantıklı bir rota belirlemek için kullanacaktı.

odtu_321_banu_bisiklet

Foto: Organizasyon

Bisiklet ile oldukça yavaş bir hızla Güney doğrultusunda patikaları izleyerek ilerlemeye koyulduk. Nedenini anlayamadığımız şekilde Banu’da yorgunluk ve performans düşüklüğü vardı. Normal hızımızın %40 altında ilerliyorduk. Bu beklenmeyen durum karşısında stratejimizi tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini düşündüm. Önümdeki harita tutucuda açık olan Bisiklet-O haritasını inceleyerek rota alternatiflerini kurguladım. Yolumuzun üstünde olmasına rağmen ilerleyen saatlere kadar girmeyi düşünmediğimiz Grid-O etabına girmek mantıklı görünüyordu. Böylelikle Banu’ya dinlenmesi için fırsat tanıyacaktık.

odtu_321_banu_inis

Foto: Doruk Balkan

Grid-O etabını  tamamladığımızda bisikletleri alıp Güney’e doğru ilerlemeye devam ettik. Banu biraz dinlenmişti ve daha iyi görünüyordu. Yine de yokuş yukarı oldukça yavaş ilerliyorduk. Çok geçmeden Yalıncak’ın güneyinde Ahlatlıbel’e oldukça yakın bir noktadaki paralel ip geçişi etabının yapıldığı geniş çöküntüye vardık. Takımdan tek kişinin bu geçişi yapması yeteceği için hızla koşumu kuşandım ve ipe girdim. İki yıl önce Likya Macera Yarışı’nın öncesinde böyle bir düzeneği kurmuş ve denemeler yapmıştık. Bu deneyimlerime dayanarak zorlanmayacağımı düşünüyordum. Yanılmışım! Canım çıktı desem yerinde olur. Banu etabın fazla uzun sürmediğini söyledi ama benim için bir ömür gibiydi. Koşumdan çıkıp bisikleti aldığımda kollarımın ne kadar yorulmuş olduğunu farkettim. İp geçiş etabı ile ip iniş etabı birbirine çok yakındı. İp inişi Yalıncak’taki terk edilmiş bir tuğla yapım binasında yapılıyordu. Daha önce burada ip inişi yapmıştık. Ne yapmamız gerektiğini iyi biliyorduk. Hızla ekipmanı kuşandık ve birbirimizin ardından ipe girerek inişi tamamladık. Böylelikle bütün bonus etapları bitirmiş olduk.

Foto: Doruk Balkan

Foto: Doruk Balkan

Bisikletler ile hızla Güney Batı yönündeki hedeflere yöneldik. Vadileri ayıran dik sırtlardan inip, tırmanarak, çizdiğimiz rota üzerindeki tüm hedefleri toplayarak ilerledik. Bazı dik tırmanışlarda bisikletten inip, ittirmek zorunda kalıyorduk. Bu Banu’yu olduğu kadar beni de zorluyordu. Bu tırmanışlarda bacaklarım kasılıyor ve acıyordu. Kramp girmesinden çekiniyordum. İki küçük magnezyum tableti çiğnerken aklımdan geçen mümkün olduğunca bisikletten inmek zorunda kalmayacağımız rotalar seçmem gerektiğiydi.

Arazinin Doğu yarısında kalan tüm Bisiklet-O hedeflerini toplamış olarak Arazi-O etabının başlangıç noktasına ulaştık. Bu noktada SI’larımız görevliler tarafından bisikletlerden sökülerek bileğimize takıldı. Birer enerji jeli yedik ve bisiklet mataralarında kalan suları tüketerek koşu etabına başladık. Banu bisiklette geçirdiğimiz sürede kısa ve çok yorucu olmayacak bir koşu rotası belirlemişti. Bu rotayı tamamladığımızda aşağı yukarı 350 puan toplayabilecektik ve bisiklete geri döndüğümüzde 2 veya 2,5 saat vaktimiz kalacaktı. Rotamız bizi yine Grid-O etabının yapıldığı yerden geçirdi. Buradaki çeşmeden sularımızı doldurduk. Bu noktadan sonra yönümüzü Güney’e çevirdik ve fazla açılmadan çemberi tamamlayarak, yolumuzun üstündeki kontrol noktalarına birer birer uğradık. Bisikletlerimizi tekrar aldığımızda yarışın bitmesine 2 saat kalmıştı ve iyice yorulmuştuk.

Etap geçişi sırasında SI’larımız tekrar organizasyon görevlileri tarafından bileğimizden çıkarıldı ve bisikletin gidonuna bağlandı. Birer jel daha tüketip hemen yola koyulduk. Rotamız bizi tekrar Grid-O etabının yapıldığı yerden geçirecekti. Sularımız tamamen bittiği için bu işimize geliyordu. Aradaki vadiyi hızla geçerek Yalıncak köyü kalıntılarına vardık ve su şişelerimizi doldurduk. Buradan sonra bir defa daha Kuzey Güney ekseninde araziyi geçmemiz gerekiyordu. İşin iyi yanı artık kendimizi daha iyi hissediyorduk. Yokuş yukarı fena olmayan bir hızda, dar bir patikayı izleyerek tırmandık ve yol üstündeki 2 hedefe uğradık. Yokuş dik olmasa bile fazla uzundu ve Grid-O bölgesinden, haritanın Güney Batı köşesindeki 70 puanlık hedefe varmamız 30 dakikamızı aldı. Sonrasında yolun büyük kısmı yokuş aşağı olacaktı. Hızlı giderken patika kaçırmaktan çekinerek pür dikkat kesildik. Artık yolu ve rotayı tartışmıyor, sadece hızla ilerliyorduk. Zaman azaldıkça rota planımı güncelliyor, bazı kontrol noktalarına gitmekten vazgeçiyor veya duruma göre tekrar plana dahil ediyorduk. Yarışın son yarım saati çok hızlı geçti. Civardaki hedeflerin çoğunu toplarken geç kalmamak için var gücümüzle pedal çevirdik. Sonunda yarışın bitimine birkaç dakika kala, bilgisayar masasına vardık.  Böylece 7 saatlik duraksız yarışımız sona ermiş oldu.

iki_bisiklet_finish

Foto: Organizasyon

Yarışın ardından…

Günler süren yağmurlu havalardan sonra, sıcak, kuru ama güneşsiz bir havada -olabilecek en uygun hava durumu- çok keyifli bir yarışı geride bıraktık. İşte istatistiklerimiz:

 

321_istatistiklerUzun Erkek-Erkek kategorisinde dereceye girme hedefimizi 20 puanla kaçırdık. Karma Uzun kategoride ise Ateş takımını 105 puan gibi küçük bir farkla geçerek birinci olduk. Kategori üçüncüleri ise ilk defa böyle bir etkinliğe katılan Vayvay takımı idi. Yarışın sonlarına doğru tekerleri yarılınca epey zaman kaybederek de olsa parkuru tamamlayabilmişlerdi. İlk defa macera yarışı yapan bir ekibin bu yoğunlukta bir yarışı sağlam tamamlaması gerçekten azımsanmaması gereken bir başarı. Umarız edindikleri tecrübeler ile gelecekteki yarışlara da katılırlar.

odtu_321_kursu

Biraz da atlanmaması gereken noktalardan bahsedelim. Bir macera yarışında ekipmana şartsız güvenmek gerekli. Bisikletler de bu ekipmanlar arasında belki de en kritik olanları. Daha önce de yazdık, biz Delta Bisiklet’ten aldığımız Corratec X-Vert S 0.4’lerimizden çok memnunuz. Ayrıca sert arazi sürüşleri için iç lastiksiz (tubeless) tekerlerin faydası tartışılmaz. Biraz pahalı olsa da kesinlikle çok önemli bir yatırım.

Bu tip yarışlar için harita tutucu kullanmak şart diyebiliriz. Biz bir süredir İlyas Avcı’nın ürettirdiği harita tutucuları kullanıyoruz ve oldukça memnunuz. Yağmura, çamura ve yüksek hızlarda bisikletin titreşimine epey dayanabiliyor.

ODTÜ Oryantiring Takımı bir defa daha özverili ve profesyonel kalitede bir organizasyona imza attı. Yarış bittiğinde organizasyon görevlileri yarışmacılar kadar yorgun görünüyorlardı. Hepsinin ellerine sağlık.

Organizasyonda hiçbir sıkıntı görmedik, bir aksiliğe rastlamadık. Yarış boyunca hoşumuza gitmeyen tek şey SI’ların bisiklete sabitlenmesi idi. Bu uygulamanın ardında yatan mantığı anlıyorum ama hedeflere “bisiklet basmak” yerine başka bir çözüm geliştirilebilir mi acaba diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.

odtu_321_organizasyon

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *