browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Mertenkelenin Datça Kış Yüzme Maratonu ile İmtihanı

Posted by on 07/03/2013

Mertenkeleden selamlar!

Datça Kış Yüzme Maratonu’yla geçen senelerde yarışmaya katılan kuzenim Oğuzhan sayesinde tanıştım. İlkokuldaki lisanslı yüzücülük yıllarımdan sonra sanırım en uzun yüzme deneyimim Likya Macera Yarışında oldu. Kısacası senelerdir yüzmememe rağmen takımımız sayesinde bu gücü kendimde bulabildim ve maratona katılmaya karar verdim. Önümde hazırlanmak için yaklaşık 4 ay vardı. Süre az olmasına rağmen çok irdelemedim ve kaydımı yaptırdım.

Karar verdikten sonra antrenmanlara acilen başlamam gerektiğinin farkındaydım ve mayomu havlumu kapar kapmaz havuzun yolunu tuttum. İlk başta alışmak -tahmin ettiğim gibi- zor oldu. Başlarda her 100 metrede dinlenmek zorunda kaldım. Kendimi zorladım ve günün sonunda 1.000 metreyi tamamladım. Antrenman sonunda soğuyan vücudumda ağrılar belirmeye başladı.  Bu iş sandığım kadar kolay olmayacaktı!

Birkaç antrenman sonunda 1.500 metreyi dinlenmeden bitirebilecek duruma geldim. Vücudumu soğuğa alıştırmak için duşlarımı soğuk suyla almaya karar verdim. Uygulanana kadar güzel bir plana benziyordu. Soğuk suyun altında geçirdiğim ilk 10 saniye geçtikten sonra sıcak suyu sonuna kadar açıp vücudumun kaybettiği ısıyı geri aldım.

Her şey Ocak ayının ilk haftasına kadar gayet normaldi. Sonrasında bir türlü fırsat bulup havuza gidemedim ve bunun farkına vardığımda maratona sadece 1 hafta kalmıştı!

Derslerim nedeniyle yola ancak Cuma akşamı çıkabildim. Datça’ya yarışa 4,5 saat kala, dolambaçlı yollarda 10 saatten uzun süren bir yolculuktan sonra ulaşabildim. Hafif bir soğuk algınlığının da etkisiyle kendimi çok bitkin ve rahatsız hissediyordum.

Moralim otel odasına girmemizle bir anda yükselmeye başladı. Masmavi deniz, adalar manzarasına nazır kocaman bir balkon! Bir süre dinlendikten sonra kayıt ve hazırlık işlemleri için yarış alanına gittik. Geçen senelere göre çok fazla katılım olduğunu öğrendim. Kalın mürekkepli kalemlerle numaralar vücutlara işlendi. Tuzlu suyun yarattığı tahrişi önlemek ve ısı kaybını azaltmak için koltukaltı, boyun gibi yerlere vazelin sürüldü. Bu sırada vazelini ele bulaştırmamanın ne kadar hayati olduğunu öğrendim. Vazelin gözlüğe bulaştığı zaman görüşü engelliyormuş ve temizlemek çok zormuş.

En sonunda hazırlıklar bitmiş 5km yüzecek sporcular yarışa başlamıştı. Sıra bizdeydi ve Şubat ayında Datça’nın soğuk sularında 1.500 metre yüzmek için pozisyon almıştık. Başlama anonsuyla insanlar hınca hınç denize doğru koşmaya başladı. Ben de aralarında atıldım. Kısa bir koşudan sonra suya daldım ve yüzmeye başladım. Birkaç kulaç sonra yanımda dikilen vücutları görmemle irkildim. Su sığlaşmıştı. Kalkıp biraz daha koştuktan sonra esas yüzme kısmı başladı.

Mert buz gibi suda 1,5km yüzdükten sonra...

Mert buz gibi suda 1,5km yüzdükten sonra…

Soğuk su ilk anlarda nefesimi kesmesine rağmen adrenalinin de etkisiyle çabuk alıştım. Ortalamanın biraz üstünde bir tempoyla yüzmeye başladım. 4 – 5 kulaçta bir yönümü doğrulamam gerekiyordu. Şansımıza hava sakin, güneşli, deniz de gayet durgundu. Dönüşe geçeceğimiz dubaya yaklaştıktan sonra yakından geçen küçük teknenin dalgaları su yutmama neden oldu. Bir yandan da mazot kokusunun etkisiyle iyice midem bulandı. Yolun yarısını bitirmenin de motivasyon desteğiyle daha da ciddileşerek düşen tempomu yükselttim. Bitişe yaklaşık 400 metre kala soğuktan sol ayağıma kramp girdi ve krampı geçirmek için ayağımı dik tutmak zorunda kaldım. Tek ayakla ilerlemeye çalışıyordum. Kramp giren ayağım iyice hızımı azaltıyordu. Sağ ayağıma daha çok yüklendiğim için kısa süre sonra sağ ayağıma da kramp girdi ve ayak çırpmadan devam ettim. Çok zor ve yavaş ilerliyordum. Acıya rağmen ayak çırpmaya başladım ve sonunda daha iyi ilerlemeye başladım. Artık bitişe 100 – 150 metre kalmıştı. Tempomu iyice artırdım ve sonunda yarışı yaklaşık 30 dakikada bitirdim.

Çıkışta kuzenimi titrer bir halde buldum. Benden birkaç dakika önce bitişe varmıştı. İlk başta durumuna anlam veremedim. Ne var ki, bir süre sonra ben de benzer biçimde titremeye başladım. Soğuk su vücudumu iyice yıpratmıştı. Yarış alanında biraz vakit geçirdikten sonra dinlenmek için otele döndük.

Mert ve Sıla

Mert ve Sıla

Organizasyon gayet iyi planlanmıştı. Yoğun katılım sebebiyle geçen senelerin aksine konaklama kişi başı 25 lira gibi sembolik bir ücretle sağlanmış. Yarışmanın akşamında da bir düğün salonunda sazlı sözlü bir yemek verildi. Benim için yarışın en keyifli kısımlarından biri de sertifika, madalya, havlu, bone ve sweatshirt verdikleri kısım oldu. Eminim birçok yarışmacı için de bunları biriktirmek ayrı bir keyif.

Tüm bu yorucu aktivitelerden sonra saat henüz 8 olmadan uykuya daldık. Erken yatmamız nedeniyle sabah perdeyi açmamızla güneşin doğuşunu izleme fırsatımız oldu. Her açıdan çok keyifli bir deneyimdi. Korkup uzak durmaktansa deneyimlere korkusuzca açılmak kesinlikle yoğun bir keyifle size karşılık veriyor.

Her anında yanımda olan en iyi arkadaşım Sıla’ya çok teşekkür ediyorum. Ayrıca organizasyon ekibi ve Fuda otele sağladıkları hizmet için teşekkürlerimi gönderiyorum…

Datça'da Gün Doğumu

Datça’da Gün Doğumu

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *