browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Likya Macera Yarışı’nı Tamamladık!

Posted by on 03/11/2012

Geri döndük. Likya Macera Yarışı parkurunun zorunlu kontrol noktalarının hepsine uğrayarak tamamladık. 74 saatte 7 saat uyuduk. 200km den fazla yol katettik. İlk iki gün yağan sağanak yağmur altında ıslandık, üşüdük. Deniz seviyesinden 1600’lere tırmanırken bisikletlerimizden inip itmek zorunda kaldık, yorulduk. Uykusuz kaldık, bisikletten düştük, nehir yüksekliğinin az olduğu yerlerde inip kanoyu çekmek zorunda kaldık, nehir coşunca ise akıntıyla boğuştuk. Sülükler yapıştı vücudumuza. Kayalıklardan ip inişiyle denize inerken yanımızdan büyük taşlar düştü, duvara yapıştık ve soluğumuzu tuttuk. Çantalarımıza bağlı olarak 1000m yüzdük, bir adaya çıktık. Deniz kanolarını aldık, yakıcı güneşin altında adaları gezdik. Aynı şeyleri yedik, aynı mataradan içtik. Birimiz bileğini burkunca hepimiz yavaşladık. Birimiz coşkulanınca hepimiz hızlandık.

Çok önemli bir tecrübeydi bu bizim için. En büyük kazanımımız ise limitlerimizi görmek oldu. Fiziksel ve psikolojik sınırlarımıza kadar dayandık ve bu sınırları oldukça genişlettik. Bize ilham veren çok kişiyle tanıştık. Tecrübelerini dinledik. Anlayacağınız yepyeni hikayeler ile döndük Göcek’ten.

Kertenkeleleriz biz!

Bir macera yarışı takımı olmak farklı bir şey. Sanki devasa bir makinanın, yorulmak bilmeden mükemmel bir uyumla çalışan parçaları gibi.  Biz de böyle bir makina idik Likya’da. Ama hiç de yalnız değildik. Arkamızda koskoca bir kitle vardı, attığımız her adımı izleyen bizi sonuna kadar destekleyen… Öyle ki, sabah bilgisayarını açınca ilk iş bizim nerede olduğumuza bakanlarla konuştuk geri döndüğümüzde, gecenin kör saatinde ekran karşısında heyecan içinde maceramıza ortak olanlarla da… Hani derler ya, desteklerinizle varız diye…. Yalan değilmiş. Gece yarısına az kala, adını ilk defa duyduğunuz bir köyden çıkıp, zifiri karanlık ormana adım attığınızda, hele ki kırk sekiz saattir gözünüze uyku girmediyse, sizi bir sonraki adımı atmaya ikna etmek için güzel bir sebep olmalı. Bize bu sebebi verdiğiniz için hepinize sonsuz teşekkür bizim borcumuz.

Bekleyiş içinde olduğunuzu biliyoruz. En kısa zamanda fotoğraflar ve bir yazı dizisiyle size yarışmayı kendi gözümüzden anlatacağız.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *