browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Kurabiye’ye Doyamamak (2014 Kurabiye MY Raporu)

Posted by on 10/12/2014

Bu senenin Kurabiye Macera Yarışı‘nı da geride bıraktık. Katıldığımız 3. Kurabiye Macera Yarışı’ydı bu. Önceki ikisi İstanbul, Belgrad ormanında yapılmıştı. Bu seneki ise Ağva’daydı.

Cumartesi öğlen saatlerinde Ağva’ya vardığımızda hava kapalıydı, hatta yağmur atıştırıyordu. Otelimize yerleştik. Kara böceğe (Citroen C3) güçlükle yerleştirebildiğimiz bisikletlerimizi monte ettik ve herşeyin yolunda olduğundan emin olmak için kısa bir deneme sürüşü yaptık. Hava 16:30’da tamamen karardı. Biz de serin havada, boş Ağva sokaklarında biraz yürüyüş yaptık, organizasyon ekibinin bisiklet standlarını kurmasına yardımcı olduk, birşeyler yedik ve otelimize dönerek oldukça erken bir saatte yatıp uyuduk.

Kayıt ve Harita İşaretleme

Kayıt masası saat 08:00’da açılıyordu. Bu yüzden erkenden kalktık, sıkı bir kahvaltı ettik ve kayıt masasının açılmasından hemen önce etkinlik merkezine gittik. Kurabiye Macera Yarışı’nda kayıt sırasında harita ve koordinatların verildiğini bildiğimizden, kaydı erkenden yaptırmanın büyük avantaj sağlayacağının farkındaydık. Vakit kaybetmeden haritaları alıp, koordinatları işaretledik. Son derece dikkatle koordinatları işaretledikten sonra, bir defa daha kontrol ettik. İki paftadan oluşan haritayı uygun şekilde kesip, birbirlerine yapıştırıp, önü ve arkasını şeffaf kap ile kapladık. Haritanın dikkatle işaretlenmesi, koordinatların doğruluğunun kontrol edilmesi ve haritanın kaplanması macera yarışları için gerçekten çok önemli. Bu sebeple bu işlere yeterince önem verilmesi ve zaman ayrılması gerektiğine inanıyoruz.

Brifing

09:30’da brifingin başlamasıyla beraber macera yarışı ve macera koşusu için kontrol noktalarının tanımlarını içeren pasaportlar da dağıtıldı. Bu pasaportlarda noktaların puanı, açıklaması ve bisiklet mi yoksa koşu mu olduğu yazdığından pasaportlar olmadan rota seçimi yapmak olanaksız. Kulaklarımız brifingi dinlerken, gözlerimiz ve ellerimiz harita üzerinde, rota seçeneklerini değerlendirdik. Macera yarışlarının olmazsa olmazı, son anda ortaya çıkan değişiklikler, bu seneki Kurabiye Macera Yarışı’nda da eksik olmadı. İlk olarak iniş istasyonunun değiştiği söylendi. Yeni istasyon oldukça uzaktaydı ve aynı anda yalnızca 1 takımın iniş yapmasını sağlayacak şekilde düzenlenmişti. Yani yanımızda koşum taşımanın bir faydası olmayacaktı. Yarış duyurusunda kendi koşum ve iniş malzemesini taşıyanlar için ayrı bir iniş hattı olacağı söylenmişti. Buna göre malzeme taşımak epey avantajlı olacaktı.

Bu noktada Kurabiye ve benzeri macera yarışlarına hazırlanırken içine düştüğümüz bir ikilemden bahsetmeliyim. Kilitli pedal (SPD) kullanmak veya kullanmamak. Kilitli pedal uzun ve tırmanışı bol sürüşlerde çok büyük avantaj sağlıyor. Ancak SPD kullanma kararı yanında bazı yükleri de getiriyor. Eğer zeminde çok çamur varsa (…ki ne zaman Kurabiye’de çamur olmadı?) ayakkabınızı yere bastığınızda SPD kilit mekanizmasına çamur girebiliyor ve bunun sonucu olarak ya SPD’yi kullanamıyorsunuz ya da durup temizleyerek vakit kaybedebiliyorsunuz. Daha da kötüsü yanınızda koşu ayakkabısı taşımak zorunda kalmak. Hele bu ayakkabılar 44 küsür numara ise, bunu içine alacak olan çanta genelde o yarış için epey büyük sayılabilecek boyda oluyor. Önceki senelerde Kurabiye’de bu ikilem üzerine düşünüp, taşınıp SPD kullanmamaya karar vermiştik. Bu senekinde ise kullanmayı tercih ettik. Büyük güçlüklerle devasa ayakkabıları çantalara tepiştirdik. Sonuç tatmin edici oldu diyebilirim.

Brifing esnasında harita ve pasaporta hızlı bir göz gezdirdiğimizde, rota seçiminin oldukça belirgin olduğunu farkettik. Bisiklet noktaları mantıksal bir sıra izliyordu. Beklendiği üzere sadece 1 bisiklet kontrol noktası (109) diğerlerine kıyasla daha uzaktaydı. Koşu hedeflerinin sıralaması daha da netti. Açıkçası neredeyse tüm koşu hedeflerine asfalttan koşarak gidiliyor olması bizi biraz hayal kırıklığına uğratmadı değil. İp inişi ve kano, koşu etabı dahilindeydi. Bu yüzden 7 saatlik yarışın ilk 3 saatinde bisikleti bitirip, koşuya geçmeyi hedefledik.

Bisiklet Etabı

Çamuru seven kertenkeleler bisiklet etabının sonlarında...

Çamuru seven kertenkeleler bisiklet etabının sonlarında…

Planlar, tasarılar, risk analizleri, heyecanlar derken yarış başlayıverdi ve asıldık pedallara. Söz ettiğim gibi mantıksal sıradan kontrol noktalarını ziyaret etmeye başladık. Daha ilk noktaya yaklaşırken, son bir haftadır istisnasız her gün yağan yağmur sayesinde, her tarafın vıcık vıcık çamur olduğunu anladık ve çamur birikintilerinden kaçmaya çalışmaktan vazgeçtik. (Genelde bir yarışta ıslanmak ve kirlenmekten çekinmekten ne kadar çabuk vazgeçersek yarışın devamı o kadar az acılı geçer.) İlk iki kontrol noktasını (116 ve 117) bulmak kolay oldu. Ancak daha güneydeki 119 numaralı kontrol noktası civarındaki yerleşim birimi genişlemiş ve yeni yollar açılmış olduğundan bu noktayı bulurken zorluk çektik. Genelde bu tip yarışlarda kullanılan haritalar, Harita Genel Komutanlığı tarafından 30 – 40 yıl kadar önce çizilmiş olduğundan yeni yolları içermiyorlar. Bu sebeple yüzey şekillerine güvenmek daha akıllıca. 119 numaralı kontrol noktasından 118’e giden birkaç yol görünüyor ve bunların hepsi asfalt olmayan yol / geniş patika biçiminde işaretlenmiş. Hal böyle olunca seçimler biraz da şansa kalıyor. Kalem mahallesinden güney yönünde ayrılan yol, iki evin arasından geçen dar, arnavut kaldırımlı bir yol olduğundan kaçırdık ve bunu bir süre sonra farkettik. Mahallenin çıkışının birkaç yüz metre batısında, asfalt yol kesişiminden ayrılan yolu ise bulmak oldukça kolay. Bu sebeple bu yolu seçtik. Ne var ki şansımız yaver gitmedi. Seçtiğimiz yol çok derin balçık ile kaplıydı ve 500 m.’lik yolu geçebilmek için 10 dakikadan fazla vakit harcadık, yorulduk ve bisikletin her yanı çamur oldu. 118 numaralı kontrol noktasından bir sonraki kontrol noktasına (107) gitmek için geldiğimiz yoldan geri dönmek en mantıklı rota seçimiydi. Elbette bu defa çamurlu yoldan değil, Kalem mahallesinin içinden geçen yoldan gittik. İşin aslı bu ve benzeri durumlarda yarışmacıların geldiği rotadan geri dönmesine sebep olacak şekilde tasarlanan parkurlar pek beğenilmez. Bunun sebebi, arkadan gelenlerin, öndekilerin çıkış yerini görerek rota seçimlerini başkalarına göre (doğru ya da yanlış) yapmalarıdır. Üstelik yeni patikalardan koşturmak varken, kim neden kendi ayakizlerini geriye doğru izlemek istesin ki? Uzun bir yoldan sonra 107 numaralı kontrol noktasına ulaştık. Sonra hız kesmeden taş ve çamurdan oluşan kuzey batı yönündeki patikadan aşağıya inmeye başladık. Patikanın asfalt ile birleştiği noktaya birkaç yüz metre kala bir dereyi geçmek için diz altımıza kadar buz gibi suya girmek zorunda kaldık. Burada 109 numaralı kontrol noktasına gidip gitmemek üzerine bir karar vermemiz gerekiyordu. Özellikle patikalarda karşılaştığımız çamurdan ötürü planladığımızın gerisinde kalmıştık. 109 numaralı kontrol noktası ise karşımızda gördüğümüz yüksek tepenin en üst noktasındaydı. Yol düzgün olsa bile gidip gelmek 40 dakika alacak gibi görünüyordu. Belki de önemli bir hata yaparak bu hedefe gitmeye karar verdik.

Toplamda 3 saat 25 dakika içinde 36,9 km bisiklet sürdük. Neredeyse 1.000 m. tırmanış yapmışız.

Strava kaydı: http://www.strava.com/activities/227785076

Koşu Etabı ve İp İnişi

İsaköy Muhtarlığı’nın bahçesindeki bisiklet bırakma noktasına geldiğimizde oyalanmadan SPD’leri çıkarıp pedallara sabitledik, koşu ayakkabılarımızı giydik ve kasklarımızı bisikletlerin üzerine bırakarak koşu etabına başladık. Koşu etabının noktalarının dizilimi iyice belirgindi. Bu kontrol noktalarının büyük çoğunluğu geniş bir ark çizen asfalt yolun üstünde veya çok yakınındaydı. İsaköy’den kuzeye doğru ayrılan asfalt yoldan ilerlemeye koyulduk. Gözümüze ilk kestirdiğimiz hedef 111 numaralı kontrol noktasıydı. Ancak bu nokta üstünde bulunduğumuz yoldan daha kuzeydeki bir yoldaydı. Yolu izlemek 2 km kadar fazla koşmamıza sebep olacağından araziyi keserek geçmeye çalıştık. Yer şekillerini yanlış okumuş olmalıyız ki kuzeydeki yola çıkmamız epey vaktimizi aldı. Sonunda yola çıkmayı başardığımızda, pusula ile yolun yönüne bakarak, kontrol noktasının hangi tarafına çıktığımızı anlamaya çalıştık. Hesaplar doğruysa istediğimiz taraftaydık. Yokuş aşağı 150 m. kadar koşarak kontrol noktasının bulunduğu yol kıvrımına geldik. Hedef işareti ortalıkta görünmüyordu. Koordinatlara göre biraz yolun dışında olmalıydı. Yoldan aşağı doğru ilerledik ve işareti çalıların arasında fazla iyi gizlenmiş olarak bulduk. Tekrar yola dönüp, ip inişinin yapılacağı kontrol noktasına (102 / 105) kadar koştuk. İp iniş istasyonu devasa bir su deposuydu. Adımızı iniş sırasına yazdırır yazdırmaz deponun arkasına dönüp hedefin puanını topladık. Beklerken birşeyler yiyip, yeterince su içtik. Sıra bize geldiğinde koşumlarımızı kuşanmış halde deponun tepesine tırmandık. Doğal bir kayalıktan inmeyi kesinlikle tercih ederdik ama son gün yapılan değişikliğin sebebi yarışmacıların güvenliğinin sağlanmasıydı. Bu sebeple sorun etmeden inişimizi tamamladık ve koşmaya devam ettik. Bisiklet bırakma noktasından ip iniş noktasına kadar bir türlü düzgün koşamamıştık. Garip bir yorgunluk hissediyorduk. Belki de bisiklette bacaklarımızı fazla zorlamıştık. Ancak ip iniş noktasından sonra bu durum değişti. Özellikle sırasıyla koşmayı planladığımız 104 – 103 – 113 – 112 – 101 – 114 numaralı hedeflerin mesafelerinin tahminimizden fazla olduğunu farkettiğimizde hızımızı epey arttırdık. Görece kolay bulduğumuz 104 ve 103 numaralı kontrol noktalarından sonra kano etabının kapanış süresine kadar hala biraz vaktimiz vardı. Yolu dümdüz izleyerek 30 – 35 dakika içinde kano etabına varabilirdik. Bizim ise fazladan 20 dakikamız vardı. 113 numaralı kontrol noktasını ziyaret etmekten vazgeçtik. 112 ve 101’i de ziyaret etmeyip kanoya koşturmak yerine biraz risk almayı tercih ettik. (Sonuçta bu bir macera yarışı değil mi?) Şuayipli mahallesinin içinden geçerek kuzeydeki yeni açılan yola bağlandığı noktaya hızla ulaştık. 112 ile 101 numaralı kontrol noktaları arasında mükemmel bir sırt patikası olduğunu farkettik. Üzerine fazla tartışmadan 101 numaralı hedefe doğru fırladık. Artık sonuna gelmiştik ve o andan sonra yaptıklarımız tüm sonucu etkileyebilirdi. Hata tahammülümüz çok azdı. Patikayı kayalıklara kadar izlemeyi başardık. 101 numaralı kontrol noktasının bulunduğu yerin çok yakınında olduğumuzdan emindik. Ancak kayalığın üst tarafındaydık ve yamaç dik ve tehlikeli görünüyordu. Biraz bakındık ancak işaretlediğimiz koordinatların aksine, noktanın aşağıda olabileceğine kanaat getirdik ve hızlı ve içgüdüsel (çok da akıllıca olmayan) bir kararla 101 numaralı kontrol noktasını atlayarak güneydeki yola ulaşmak için çalılık ve dikenli sarmaşık dolu yamaçtan aşağı koşturmaya başladık. Hızlımız oldukça düşmüştü ve kano kapanış saatine epey yakındık. Sık çalılıkların arasından geçen bir köpek yolu bulup bazı yerlerde emekleyerek bu yolu takip ettik ve sonunda bir açıklığa çıktık. Yol 150 m ötemizde görünüyordu. Küçük bir köprüyü geçerek yola ulaştık. 1 km.’lik bir asfalt koşusu sonunda 114 numaralı, kano etabı başlangıç noktasından önce alabileceğimiz son kontrol noktasına giden orman yoluna döndük. Bu yol haritada görünmeyen bazı binaların arkasında kalmıştı. Ancak yol başlangıcının iki tepenin arasındaki açıklıkta olduğu, eşyükseltilerden kolayca anlaşılabiliyordu. 114 numaralı hedefi de bulduktan sonra son bir çabayla 123 numaralı kontrol noktasına, yani kano başlangıcının olduğu köprünün kenarına koşturduk. Bisiklet bırakma noktası ile kano etabı başlangıç noktası arasındaki ilk koşu etabımız 2 saat 36 dakika tutmuş, 16 km yol katetmişiz ve 500 m. tırmanış yapmışız.

Strava kaydı: http://www.strava.com/activities/227785737

Kano Etabı

DenizKano

Kano etabında çırpınırken

Kano etabının başlangıç noktasına vardığımızda hiç kano yoktu hatta önümüzde bir takım daha vardı. Bize 10 – 15 dakikadır beklediklerini söylediklerinde biraz endişelendik. Neyse ki çok geçmeden uzaktan iki kanonun yaklaşmakta olduğunu gördük. Son iki senedir Kurabiye Macera Yarışı kano etaplarında 400 m.’lik kısa göl parkuru oluyordu. Ancak bu sefer 1250 m. gidiş, 1250 m. dönüş, toplam 2,5 km.’lik nehir parkuru kullanılıyordu. Hızlıca kanoya bindik ve var gücümüzle hedefe doğru ilerlemeye başladık. Bisikletteyken mesafeleri tekerin dönüşüne göre söyleyebilen bisiklet bilgisayarından öğrenebiliyoruz. Koşuda da pedometre veya adım saymak gibi teknikler kullanılabiliyor. Ancak kanoda mesafe ölçmek için yapacak birşey yok. Saatte kaç kilometre hızla gittiğimizi bile söyleyebileceğimizi sanmyorum. Sonuçta her gün kano kullanmıyoruz ve bu gibi bir algı oluşmamış. Daha 5. dakikadan “geldik mi, geçtik mi, ne kadar kaldı,” soruları aklımıza gelmeye başladı. Neyse ki dönüş yolunda yarışmacılar vardı da en azından hedefi geçmediğimizi anlayabiliyorduk. Son yarışmacıyı da geçtikten bir süre sonra hedefi bulduk ve geri gönüşe geçtik. Toplamda 2,5 km’lik mesafeyi 25 dakika civarında tamamladık. Yani saatte 6 km ile gitmişiz. Sonraki yarışlar için bu bilgiyi referans olarak saklayabiliriz.

Strava kaydı: http://www.strava.com/activities/227786243

Son Koşu

Kano etabını tamamladıktan sonra civarda kolay alınabilecek puan olup olmadığına baktık. 121 numaralı kontrol noktası yakında sayılırdı. Hata yapmadan gidersek puanımızı arttırabileceğimizi düşündük ve yönümüzü bu hedefe çevirdik. Toplamda 3 km.’lik son bir koşuyla Ağva merkezine girdik. Bitiş çizgisi ileride görünüyordu. Hatta epey kalabalıktı. Banu’nun çamurlu yüzünde samimi bir gülümseme belirdi. Her yarışta yaptığımız gibi el ele tutuştuk ve bitiş çizgisine yanaştık. Ne var ki bitiş çizgisindeki görevliler, fotoğrafçılar hatta izleyicilerin hepsi tırmanış duvarıyla ilgileniyorlardı. Geldiğimizi resmen kimse farketmedi. Üzüldük.

Strava kaydı: http://www.strava.com/activities/227786863

Bundan önceki senelerde tırmanış duvarı macera koşusunun parçasıydı. Bu yarışta son kontrol noktasının tanımı tırmanış duvarı olmasına rağmen macera yarışı parkurunun parçası olduğunu düşünemedik. Brifingde bundan bahsedildiğini hatırlamıyoruz ama duymamış da olabiliriz. Açıklamalarda özel etaplarda da listelenmemişti. Sonuçta yarışın sonunda 12 dakikamız olmasına rağmen tırmanış yapamamış olduk. Puan sorun değil ama bu keyifli yarış tecrübesine önemli bir katkı yapabilecek bu son mücadeleyi yok yere kaçırmış olduk. Böyle durumlarda organizasyon ekibinin sporculara yönlendirmede bulunması iyi olur diye düşünüyoruz.

Bu yazıyı paylaşmak için Aksiyon Fotoğrafları‘nın fotoğrafları yayınlamalarını bekliyorduk. Az önce tüm galeri yayınlandı. Resmen bir tane bile doğru dürüst fotoğrafımız yok. Kanoda çekilen fotoğraflar ya bulanık, ya da fazla yakın ve kompozisyonu kötü. Bisiklet fotoğrafları net, takım olarak her ikimizi de içeriyor ama asfalt üzerinde çekilmiş, arkamızda araba, direkler, altımızda asfalt… Macera yarışında olduğumuzun tek ispatı üstümüzdeki çamur. Galeride öyle fotoğraflar var ki, garibimize gitti. Öyle duran birinin fotoğrafını çekmişler. Sanıyorum fotoğraf çekerlerken hangi fotoğrafı isterler, nasıl bir fotoğraf çeksek satılır diye düşünmüyorlar. Hadi satılmayı geçelim, en azından beğenilebilecek bir fotoğraf çekme kaygısı olmadığı kesin. Türkiye’deki aksiyon ve spor fotoğrafçılığının eksikleri üzerine ayrı bir yazı yazmaya şu anda karar verdim. Yine de bu iş nasıl yapılmalı diye merak edenler için bir örnek vereyim: http://piotrdymus.com/

Sonuçlar

Yarışın sonunda dereceler ve puanlar şu şekildeydi:

kurabiye_2014

Sonuç olarak yine çok eğlenceli bir Kurabiye Macera Yarışı geçirdik. Sanırım biz şehir insanları için bu, bir haftasonunu geçirmek için en güzel yol. Ankara’dan 400 km. yol gidip geldiğimize değdiğini düşünüyorum. Tabii bu yazıyı yazarken hala bisikletler, üzerlerindeki beşer kiloluk kurumuş çamur tabakasıyla arabanın içinde, demonte halde duruyorlar. Çamaşırlar da yıkanmayı bekliyor. Haliyle iş, güç birikmiş. Bir sonraki etkinliğe kadar bizleri uzun uğraşılar bekliyor olacak.

Büyük ödül: Kurabiye!

Büyük ödül: Kurabiye!

Kurabiye Macera Yarışı, 2014, karma kategori dereceleri

Kurabiye Macera Yarışı, 2014, karma kategori dereceleri

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *