browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Konferans, Likya Yolu, Geyik Bayırı ve İlk Uzun Kaya Tırmanışım

Posted by on 12/02/2013
İki hafta önce Akademik Bilişim Konferansı’nda bir sunum yapmak için Antalya’ya gitmiştim. Açıkçası bu kadar keyifli vakit geçireceğimi söyleseler, inanmazdım. Çarşamba sabahı yaptığım sunum iyi ve faydalı geçti. Öğleden sonra Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği, NetLab ekibinin sunumlarına katıldım. Doğru yerde, doğru zamanda bulunmamın sonucu olarak  ertesi gün yapacakları Çıralı, Yanartaş doğa yürüyüşüne davet edildim. Gün boyu Likya Yolu civarında yürüdük, sohbet ettik. Güzel dostluklar kurduk.  Takip eden sabah Saklıkent girişinde topluca kahvaltıdaydık. Sonrasında Antalya, Kaleiçi’nde dolaştık, Netlab ekibiyle iyice kaynaştık. Haftanın son gününün akşamında konferansa gelen herkes şehirlerine dönüyordu. Benim ise aklımda başka bir plan vardı: Geyik Bayırı!

Antalya Dağları

Antalya Dağları

Sabah Ankara’dan gelen eski dostum Murat Can ile buluştuk. Yağmur o denli çok yağıyordu ki her tarafı sel almıştı. Arabalar yolda ilerlemekte zorlanıyorlardı. Normalde minibüs ile gidebileceğimiz halde taksiye atlamaktan başka çaremiz olmadığına karar verdik.

Ben ve Murat Can

Vardığımızda Geyik Bayırı’nın da yoğun yağış almış olduğunu gördük. Geyik Bayırı’na erken bir saatte varmıştık. Çadırı kurup kahvaltı ettik. Saat 10:45 gibi Geyik sektöründe ilk rotamıza girdik. Geyik sektörü kamp alanından oldukça yüksekte, vadiye ve vadinin ötesindeki Geyik Sivrisi’ne bakıyor. Boşluk hissi çok büyük. Yanımıza 10 + 2 ekspress aldık. Murat Can rotaya lider girdi. Rotanın adı Etik. V seviyesinde, 7 boltlu, 27 metre yüksekliğinde… Murat Can 20 dakika içinde tırmanışını tamamladı ve ipin geri kalanını toplayarak benim emniyetimi aldı. İpte ikinci kişi olarak tırmanmanın psikolojisi bambaşka bir şey. Altımda dönüp bakıp cesaret alabileceğim hiç kimse olmadan tırmanmak… Tırmanış o kadar zor değildi ama istasyona vardığımda derinden etkilenmiştim. İstasyonun bulunduğu sette ayağa kalkıp etrafı seyrederek kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Kısa süre sonra Murat ikinci ip boyunu tırmanmaya girişti. İkinci ip boyundaki rotanın adı Pratik. V+ zorlukta, 10 boltlu ve 31 metre. Murat’ın tırmanışı tamamlayıp istasyonu kurması zaman aldı, ama bu sayede yüksekliğe ve boşluk hissine biraz alışabildim. Sonuçta saatimiz 12:05 i gösterirken rotanın tepesindeydim. Ancak saatin tek gösterdiği bu değildi, son yarım saattir hızlı değişen basınç ve bozacak havanın göstergelerini de veriyordu. Sonuçta, iniş düzeneğini oluştururken yağmur başladı. Aşağıda çantalarımız ve ayakkabılarımız açıktaydı ve büyük olasılıkla ıslanıyorlardı. Önce ben indim, ardımdan Murat Can… İlk istasyonda ipi toplayıp, boltun içinden geçirdik, çünkü rotada kilitli karabin yoktu. İpi aşağıya attık ve sırayla indik.

s_p_col_IMG_0075

Bu benim ilk iki ip boyu tırmanışımdı ve çok heyecan vericiydi. Keşke diğer Kertenkeleler de burada olabilseydi. Aslında yeni temizlediğimiz çadırı nasıl çamur yaptığımı görmemesi açısından Banu’nun burada olmaması iyi oldu.

Gün boyunca yağmur sürdü. Ama tırmanış durmadı! Geyik sektörünün solundaki sektörlerden birisi devasa bir mağara idi. Çift iplik rotadan indiğimizde hemen o mağaraya sığındık. Boş durmak olmaz, mağaranın negatif, baca yapan sarkıtlar ve kolonları arasındaki rotalarına girdik.

Geyikbayırı’nın kayası müthiş. İtalya’da gördüklerimize benziyor. İncecik bir parçayı tutup buna rağmen sağlamca durulabiliyor. Kaya yüzü şekilleri de oldukça güzel. Josito adlı bir kampta kaldık. Ucuz, temiz ve kablosuz internet var. Güleryüzlü personel… İnanılmayacak boyutlarda yemek porsiyonları da cabası.

Ertesi günün rotaları daha yakın sektörlerdeydi. Kahvaltıdan sonra vakit kaybetmeden oralara geçtik. Daha alçak ve daha az boşluk hissi olan iki rotayı gözüme kestirmiştim. Her ikisi de çift ip boyunda. Ne yazık ki çok az fotoğraf var çünkü fotoğraf makinamız geçtiğimiz ay bozulmuştu.

Uzun lafın kısası, beklenmedik ölçüde keyifli ve faydalı bir hafta geçirdim. Geyik Bayırı’nın kayası hala aklımda. Tekrar gidebilmek için fırsat kolluyorum.

s_p_col_IMG_0085
s_p_col_IMG_0096
s_p_col_IMG_0088
s_p_col_IMG_0657
s_p_col_IMG_0086

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *