browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Kertenkeleler veya Diğer Adlarıyla: Kurabiye Canavarları!

Posted by on 13/11/2012

Nermin Fenmen, ip inişinde, çocuklar gibi şen!

Canımız kurabiye çekti! Önümüzdeki ay İstanbul’da Kurabiye Macera Yarışı var. Aslında katılmayı düşünmüyorduk. Likya Macera Yarışı’ndan döndükten sonra Banu ile tezlerimize odaklanacaktık. Bir süre bu tip işlere girmeyecektik. Ancak, Nermin Fenmen’in Facebook sayfasında kurabiye macera yarışı için partner aradığını gördüğümüzde işler değişti. Nermin Hoca’yı aşağı yukarı iki senedir tanıyoruz. ODTÜ Orienteering takımının düzenlediği parkurlarda kimi zaman organizasyon sorumlusu kimi zaman da katılımcı olarak gördük kendisini. Sonradan öğrendik ki Bilkent Üniversitesi’nde Orienteering dersleri veriyormuş Nermin Hoca. Bizim gibi akademik camiadan olması, doğa ve doğa sporlarına olan düşkünlüğü, enerjisi ve hayat tarzı ile hocamıza ısınmamız hiç vakit almamıştı. Likya Macera Yarışı’ndan önce ODTÜ Yalıncak ve Hacettepe Beytepe Kampüsü içinde haritalı koşu ve bisiklet idmanlarına başlarken de kendisinden fikir ve yardım almıştık. Nermin Hoca ile birlikte haritalı bir etkinliğe katılabilmek bizim için büyük bir fırsat. Onu haritayı işaretlerken, rotayı çizerken ve sahada haritayı aktif olarak kullanırken gözlemlemek çok büyük bir tecrübe olacak. Bu sebeple hemen kendisine ekip arkadaşı olabileceğimi bildiren bir mesaj yolladım.

Ben katılınca haliyle Banu, Ateş ve Mert de katılma kararı aldı. İşte bu şekilde üç kertenkele takımı olarak Kurabiye Macera Yarışı’na kaydımızı yaptırdık. Bu durumda okuyucularımızın kendilerine favori kertenkele takımı seçmeleri gerekecek. Malum, iki takım birden tutamazsınız. Benden söylemesi, Nermin Hoca’nın harita bilgisi ve her ikimizin birden dayanıklılığı göz önüde bulundurulacak olursa diğer Kertenkeleler‘in bize yetişmek için kuyruklarına sıkıca sarılmaları gerekeceği kesin.

Sinek kapmaca!

Kurabiye Macera Yarışı, 2006 senesinden beri yapılıyor. Uzun parkur kano, koşu, bisiklet ve ip inişi/ip geçişi etaplarını içeriyor. Mantıklı rotadan çok sapılmadığında 50km’ye yakın yol katedilmiş oluyor. İki kişilik takımlar yiyecek ve sularını, bir dizi zorunlu malzeme ile birlikte sırt çantalarında taşıyorlar. Geçtiğimiz senelerde uzun parkur 8 saate yakın sürelerde bitirilmiş. Bu açıdan bakılınca Likya Macera Yarışı’nda sınanan birtakım özellikler bu yarışma için o kadar önemli olmayacak gibi duruyor. Tabii ki Kurabiye Macera Yarışı’na ilk katılımımız olacağından, görmeden yorum yapmak çok doğru olmayacaktır.

Çift karabin, çift perlon! Güvenlik esastır!

Kayıtlar yapıldı. İdmanlara başladık. Geçtiğimiz hafta ortasında, yağmurlar gelmeden, Nermin Hoca ile bir koşu/bisiklet idmanı da yaptık. Sohbet arasında stratejimizi de belirliyoruz. Nermin Hoca, haritayı okuyacak ve bana “dört yüz metre sonra sola küçük bir patika ayrılacak, kaçırmayalım!” diyecek, ben mesafeyi hesaplayacağım, dönüş noktasında “acaba burası mı?” diye sorarak Nermin Hoca’nın aklını karıştırmaya çalışacağım, umarım da başaramayacağım.

10 Kasım’da Nermin Hoca, ben ve Banu, Hüzeyin Gazi, Peksimet kayalıklarına gittik. Amacımız ip inişi çalışmak, iniş sisteminin kuruluşu, ipe giriş ve iniş süresini kısaltmak için pratik yapmak ve boşluk hissine mümkün olduğunca alışmak idi. Sürekli yağan yağmur ve Hüseyin Gazi tepelerine özgü dondurucu rüzgara rağmen çok sayıda iniş yapabildik. Islandık, üşüdük ama yüzümüzden gülümseme hiç eksik olmadı. İşte biz bunu seviyoruz! Karşımızda uzanan, milyonlarca insanın yaşadığı beton ormanına rağmen, doğaya kaçabilmeyi… O kentlerde yaşanan onca mutsuzluğa, strese ve olumsuzluğa rağmen mutlu olabilmeyi…

Puslu Kayalıklar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *