browser icon
You are using an insecure version of your web browser. Please update your browser!
Using an outdated browser makes your computer unsafe. For a safer, faster, more enjoyable user experience, please update your browser today or try a newer browser.

Hard van Brabant Macera Yarışı – 2×8 saat

Posted by on 09/04/2016
Hedef başında :)

Takım hedef başında :)

Geçtiğimiz haftasonu Hollanda’nın Belçika’ya oldukça yakın bir bölgesi olan Brabant’ta bir macera yarışına katıldık. Ekipte bu sefer bir değişiklik yaptık. Deniz Türkiye’de olunca Hollanda’da özellikle dağ bisikleti parkurlarında beraber bol bol zaman geçirdiğimiz Özlem ile bunu fırsat bilip takım oluşturduk. Yarışın en uzun parkuru haftasonu iki gün sekizer saat sürüyor. İlk gün akşam 5’te biten yarıştan sonra ertesi gün sabah 5’te tekrar yarış başlıyor. Alternatif olarak seçilen tek bir güne katılmak da münkün. Özlem de ben de “ne kadar çok macera, o kadar iyi” mantığında olduğumuz için iki günlük uzun parkura kayıt yaptırdık. Özlem’in henüz sadece bir macera yarışı deneyimi olduğu, çok günlük yarış deneyimi olmadığı düşünülürse, bu  son derece cesur bir karardı.

Cuma günü iş çıkışı iki saatlik bir seyahat ile kamp alanına ulaştık.

Yarış iki günlük olunca hazırlanma süreci de daha teferruatlı oluyor. Neyse ki DASK ADAM sayesinde iki günlük yarış tecrübemiz var. Ancak bu yarışta ilk günün sonunda tekrar aynı kamp alanına dönüldüğü için farklı bir strateji gerekiyor. Özlem’le ayrı ayrı hazırlanmamıza rağmen ikimiz de biraz fazla (!) titiz olduğumuz için yarış alanına vardığımızda yarım saat içinde yarışa çıkacak kadar hazırdık neredeyse. Hemen kampımızı kurduk. Bisikletleri kontrol ettik. Çantaları sularına ve içindeki tozlara kadar hazırladık. Hava güzel olduğu için taşıyacak çok da malzeme yoktu. Yağmurluk, acil durum malzemeleri ve tabii en çok da yemek…

Sabah 6’da uyanıp 7’deki kayıt için hazır hale geldik.

Kayıt sırasında haritalar verildiği için bir an önce sıraya girip kaydı tamamladık. Hemen haritaları incelemeye başladık. Dağ bisikleti ve koşu noktaları haritaya işaretlenmişti. Sadece step/run (takım başına sadece bir step bike verilen etap) noktalarını harita üzerıne işaretlememiz gerekiyordu. İşaretlemeden sonra hemen stratejiye geçtik. Özellikle dağ bisikletinde güçlü olduğumuzu düşünerek plan yaptık. Kesin gideceğimiz ana rotanın üzerine durumumuza göre ekleyebileceğimiz alternatifleri belirledik.

Türkiye’deki macera yarışlarından farklı olarak burada genelde “ana rota” üzerindeki hedefler en yüksek puanlı (15-20) oluyor. Uzaklara açıldıkça puanlar düşüyor. Bu şu demek: yarıştan kopmamak için yüksek puanlı hedefleri kesin almalısınız. Fark yaratmak için de küçük hedefleri de eklemelisiniz. Ama hangi yöne doğru giderseniz sizin için daha avantajlı olur, kaçına yetişebilirsiniz, düşük puanlı hedef almak için bir etapta kaybettiğiniz vakit öteki etapta yüksek puanlı hedefi kaçırmanıza neden olur mu bunları planlamak size kalmış. Ayrıca bu sayede takımların arası birbirinden çok açılmıyor ve daha “kıran kırana” bir çekişme oluyor.

Brifing’den sonra “ateş yakma” prolog etabı ile yarışa başladık.

Ateş yakma

Ateş yakma

Yine bizim alıştığımızdan farklı olarak burada macera yarışlarının başında küçük bir “ısınma” etabı oluyor. Bu sayede takımlar dağılıyor, aynı anda gerçek başlangıç çizgisini geçerek yarışa başlamamış oluyor. Özellikle de takım sayısı çok olduğu için bu gerekli. Bu yarışta prolog görevimiz elimizdeki pamuk, çıra ve ateş başlatıcı magnezyum çubuk ile ateş yakmaktı. Ateşi, yaktıktan sonra küçük bir tahta üzerinde, 30 metre kadar ileriye taşıyarak yerde duran torpili patlatmamız gerekiyordu. Pamuğu ve çırayı tiftikleyip çubuğu bunların üzerinde hızlı hızlı sürterek ateşi kolayca yakınca kendimiz de epey şaşırdık! Bir de bu ateşi ayrı bir stresle ileriye taşıyıp torpili patlattık! Neyse ki rüzgarsız ve yağmursuz bir gündü. Torpil sesini duyan hakem bisikletimize doğru koşmamıza izin verdi.

35 km sürecek ilk bisiklet etabımıza hızla başladık.

Gun1Bilgiler_Page_1Gun1Bilgiler_Page_2Bu yarışın benim için bir önemi vardı. Önceki takım yarışlarında genelde Deniz’le ikimiz sıkı şekilde harita takibi yapsak da yine de ağırlıklı olarak Deniz navigasyonu yönetiyordu. Bu yarışta farklı olarak ana navigatör ben olacaktım. Aslında Özlem’in navigasyon konusunda tecrübesiz olması beni korkutmalıydı ancak başta haritayı çok titiz incelediğimiz (ve kuşkusuz bende olmayan bir yeteneğe sahip olduğu) için kolayca haritaya girdi. Hem tereddüt ettiğim yerlerde hem de rota değiştirme karar noktalarında Özlem’den destek alıp rahat bir şekilde navigasyon yapabildim.

İlk haritada kuzeydeki ormanlık alanların bataklık olduğunu bildiğimiz için risk almadan hızlı yollardan giderek yüksek puanlı hedefleri topladık. Kararımıza uygun olarak sırayla M1, M13, M3, M8, M5, M17, M14, M12, M11, M9 ve M15 numaralı hedefleri topladık. M3’te silahla atıcılık özel etabı vardı. Görevliler anlatamayınca atışı beceremedik ama neyse ki biraz geri dönerek köprü altındaki alternatif hedefi aldık. M12 haritada gayet net olmasına rağmen, hedefi çok erken aramaya başlayarak bir hata yaptım. TA1, 2, 3’e yaklaştığımızda güney batısındaki labirent misali alanda biraz kafamız karışsa da 35 km ve 02:06 sonrasında ilk değişim noktasına ulaşmayı başardık.

Gün 1 Harita 1

Gün 1 Harita 1

Gün 1 Harita 2

Gün 1 Harita 2

TA1’de ilk olarak Step/Run, daha sonra Orienteering etaplarını yaptık.

Gun1Harita3-SR

Gün 1 Harita 3 -Step Bike/Run

Takım olarak sadece bir step bike alma hakkımız vardı. Ben zaten ilk defa Hollanda’da gördüğüm, bisiklete benzeyen ama ayak vurarak sürülen bu aletten bir türlü hoşlanamamıştım. Bu yüzden Özlem hemen step bike’a atladı, ben de elimde harita direktifler vererek arkasından koşmaya başladım. Yol üstündeki 15 puanlık S8’i aldıktan sonra özel etapların bulunduğu S5’e ilerledik. Burada ilk olarak ağaca tırmandık! Ağaçların üzerine tutamaklar yerleştirilmişti ve ağaçlar oldukça yüksekti. Ağacın en tepesindeki zili sırayla ikimiz de çaldıktan sonra puanımızı alabildik. Sonrasında çeşitli engellerin bazen ancak birbirimize yardım ederek altından-üstünden atladığımız, koca kamyon tekerleklerini taşıdığımız “survival”, okçuluk ve özel bir haznede ateş yakma etaplarından puan kazandık. Geri dönüş yolunda S10 ve S6’yı alıp step bike’ı bıraktık. Toplam 1:35 dakika zamanda 9 km ilerleyip tüm özel etapları tamamlayabilmiştik.

Gun1Harita4-OR

Gün 1 Harita 4 Orienteering 1

Hemen elimizdeki son haritanın arkasını çevirip orienteering etabına başladık. Etaba başlamak için TA noktasından bir miktar ilerlemek gerekiyordu. İlerledik ve parkuru elimizdeki harita ile eşleştirmeye çalıştık. Daha çok ilerledik ve yine uğraştık. Epey gidip kendimizi inandırmaya çalıştıktan sonra yarışta yaptığımız en büyük hatayı farkettik: Yanlış haritayı almıştık! Elimizdeki günün ikinci orienteering etabının haritasıydı. Bu hata bize yaklaşık 20 dakikaya maloldu. Hemen bisikletimize geri koşarak doğru haritayı aldık. Bu sefer haritadaki incecik patikalara rağmen rahatça okuyarak hatayla birlikte 1 saate yakın zamanda 6.5 km ile etabı bitirdik (hedefler: R16, R8, R4, R17, R6, R2, R2, R10).

Üçüncü kez bisikletimize atlayarak bir sonraki değişim noktasına (TA4, 5) doğru yola çıktık.

Gün 1 Harita 5 Orienteering

Gün 1 Harita 5 Orienteering

Bu etabın tamamı Harita 1’de yer alıyor. Aslında bir sonraki TA güney doğuda ve yakın olmasına rağmen, toplamamız gereken hedefler TA’nın da ötesindeydi. Belirsiz uydu haritalarından ve fazla köprü geçişlerinden kaçmak için güney doğuya doğru ilerlemeye karar verdik. M23, M20, M24 ve M22’yi alarak 57 dakika ve 14 km sonra TA4+5’e ulaştık.

Burada hemen artık gözümüzün alıştığı “doğru” orienteering haritasını alıp yola çıktık. R22, R25, R27, R30 ve R20’yi aldıktan sonra biraz cesaretle haritanın en güneyinde R18’e kadar gittik. Dönüşte Özlem’in “gitmeliyiz” uyarılarına rağmen R28’i de aldık. Yoldan geçerken Özlem R29’un kolay bir yerde oldugunu farketti. Biz onu almak için göğsümüze kadar suya girmemiz gerektiğini düşünmüştük (yarıştan önce böyle bir video göndermişlerdi). Özlem sadece ayaklarını “ferahlatarak” bu hedefi de aldı. En son R31 ve açıyla gösterilen yakınındaki hedefi bulduktan sonra bir saat ve 7.5 km sonunda dönüş yoluna geçmek üzere bisikletimize atladık.

Zamanında yetişme heyecanıyla son bisiklet etabını planlamaya çalıştık.

Macera parkında denge geçişleri

Macera parkında denge geçişleri

 

Aslında hala 1.5 saate yakın zamanımız vardı ama bulunduğumuz nokta finish çizgisine gerçekten çok uzaktaydı. Dümdüz oraya varmak bile epeyce zaman alacaktı. Yol üstüne yakın büyük puanları hedefleyerek yola çıktık. Harita 2 üzerinde 20 puanlık M27, M32 ve M28’i aldıktan sonra diğer haritaya geçtik. Bu haritada yolumuza oldukça yakın 15 puanlık M35’i gözümüze kestirmiştik. Ancak yaklaştıkça epey az zaman kaldığını farkettik. Yolumuzu biraz uzatıp orman içi yollardan ana yollara çevirdik ve var gücümüzle finish’e doğru pedallara asıldık. Son etapta da 1,5 saatte 24 km gittikten sonra 3 saniye kala bitişten geçtik!

Akşam brifinge geldiğimizde bizi bir sürpriz haber bekliyordu!

Hemen duş alıp, masaj yaptırıp eşyalarımızı ertesi güne tamamen hazır hale getirdik. Biz mi çok açtık yoksa organizasyon mu harikaydı bilinmez, Hollanda standartlarının çok üstünde, çeşidi ve lezzetiyle süper bir yemek yedik. İlk günün sonuçları açıklandığında karma takımlar arasında 3. olduğumuzu öğrendik! İlk defa beraber yarışıyorduk ve neredeyse 15 karma takım vardı; bu hiç beklediğimiz birşey değildi! Kürsüdeki tek iki kadın elemanlı takım olmanın da haklı gururunu yaşadık. Ertesi günün haritaları verilince saat 11.30’da çadırımıza dönüp yatabildik. Ertesi sabah 4’te kahvaltıya, 5’te çıkışa hazır olacaktık!

Heyecanlı ve yorgun ikinci gün başlar…

IkinciGunSemaHarita üzerindeki son incelemelerimizi yaparken peynir-ekmeği de ağzımıza tıktık. İkinci gün yine aynı şekilde ateş yakmamız gerekiyordu. Hemen arkasından da bir MTB etabı vardı ancak bu sefer bir farkla: zifiri karanlıkta! Harita 1’in güney doğusundan başlayıp batısına gidecektik ilk etapta. Önce güneye gidip M5’i almaya karar verdik ama karanlıkta kamp alanından çıkmak tahmin ettiğimiz gibi zor oldu. Birkaç kere çıkmaz yollara girdikten sonra yolumuzu bulabildik. Biraz çamurlu yollardan geçerek M1’i aldıktan sonra arazide ince bir patikada olduğu için almaktan çekindiğimiz M2’ye ulaştık. 57 dakika ve 14 km ile günün ilk etabını bitirdik.

Gun2Descr_Page_1İlk Gun2Descr_Page_2etap rahat geçmişti ama sonraki etabın, yani kanonun bizim için pek kolay olmayacağını biliyorduk. Daha en baştan kano etabını mümkün olan en kısa mesafede gidelim diye karar vermiştik ama kanoyu kısaltma şansı yoktu! Tüm takımlar kano ile iki 40 puanlık hedefi alarak diger toplanma noktasına ulaşmalıydı. Karanlıkta kanoya binip yer yer ormanlık alanların arasında gün ağarana kadar sakince kano sürdük. Yer yer bir yere takılıyor, dönüyor, geri düzelmek için epey çaba harcıyorduk. Yavaş yavaş birçok takım yanımızdan geçti. Arada bir kanoyu kıyıya çıkarıp bir süre taşıyıp geri suya indik. Sonunda 1:13 dakikada 5 km mesafe katederek etabı bitirdik.

Gün 2 Harita 1

Gün 2 Harita 1

Gün 2 Harita 2

Gün 2 Harita 2

Gün 2 Harita 3

Gün 2 Harita 3

Kanodan sonra yine zor bir koşu etabı bizi bekliyordu.

Örümcek kadın!

Örümcek kadın!

İlk günkü koşularda biraz zorlayınca Özlem’in dizleri ve ayakları epeyce yıpranmıştı. Bugün için stratejimizi değiştirmeliydik: Koşuları minimum yapıp güçlü olduğumuz dağ bisikletine yüklenmeye karar verdik. Ancak önümüzdeki koşu etabı buna hiç imkan vermiyordu! Harita 1’de TA2’den TA3’e gitmemiz gerekiyordu ve hiç puan almasak bile bu epey uzun bir koşu demekti. Zaten yolumuzun üstünde olan R7, R3, R5, R8 ve R2’yi alarak TA3’e 12 km ve 1,5 saatte ulaştık. Ancak bu “zorunlu” koşu etabı bizi epeyce yıprattı. Özlem’in acı çektiği her halinden belliydi. Ben sürekli haritaya bakıp işimizi kolaylaştırmak için ne yapabilirim diye düşünüyordum ama yapabileceğim pek bir şey de yoktu. TA3’e vardığımızda yarışın diğer kısmında yaşadığımızdan farklı bir ortamla karşılaştık. Ortalık bomboştu. Balta ile odun kesme etabına giren tek takım bizdik. Geride kalmıştık. Yıpranma ve bu durum iyice moralimizi bozdu. Neyse ki odunu Özlem birkaç hamlede hemen kesti ve bisikletlerimize atladık. Yağmaya başlayan yağmur bozulmakta olan moralimize tuz biber oldu.

Macera yarışlarının olağan hali olan değişken koşullar ve duygu durumlarını yaşıyorduk.

Macera yarışlarında herşey iyi giderken bir anda bozabiliyor, ya da siz psikolojik zorluklarla karşılaşabiliyorsunuz. Önceki günü o kadar iyi bitirmişken bu günün böyle olması içimizi burkuyordu. Günün tam yarısı -4 saat- geçmiş iken ancak 3 etabı bitirebilmiştik, önümüzde daha 5 etap vardı. Bır anda yarışı bitirememe stresine bile girdik. Üstelik koşu etabından sonra iyice yorulmuştuk. En hızlı şekilde etapları bitirmeye odaklansak da bir sonraki toplanma noktası TA4, 5’e gitmeden, yolu epeyce uzatan M15’teki özel etaplar kısmına yine de gitmeye karar verdik. Harita 2’den dümdüz yoldan çıkıp harita 3’e geçtik. Yolda kafamızı topladık, yarıştan tekrar keyif almaya başladık. Ana yollardan hiç sapmadan M15’e vardık. Burası yarışın en hareketli ortamlarındandı, 3 özel etap bir aradaydı. Etaplarda sıra da vardı ama bu en eğlenceli kısmı kaçırmamaya karar verdik.

Bu kutuda 6 takım var!

Bu kutuda 6 takım var!

Önce “speleobox” denen karanlık bir labirent kutuya girdik. Zifiri karanlıkta sürünerek daracık geçitlerden sürünüyor, kendimizi aşağı bırakıyor, yukarı çekiyorduk. Bazen biraz iri yapılı yarışmacılar bir yerde takıldığı için uzun süre geçmelerini beklemek zorunda kalıyorduk. Birkaç kat inip çıktıktan sonra kutunun diğer tarafındaki bir boşluktan kendimizi dışarı attık.

Diğer etap için önce bir tırmanış duvarından yukarı çıktık. Yukarıda 5 ayrı etaptan oluşan bir macera parkı vardı. Birbirine iple bağlı sallanan tahta kutular, ip merdiven, ince tahta gibi etaplardan geçerek kabloda kayma noktasına vardık. Ben tabi yine “kim çıkardı beni buraya!” psikolojisine girdim. Kayma noktasında önceki yarışta 10 dakika bekletmem ve makara sistemine ellerimi sokma çabamdan dolayı Özlem kaygılıydı. Bu seferki kablo daha kısa ama yine de benim için tedirgin ediciydi. Görevli koşumumu bağlayınca önüme şöyle bir baktım. Fazla düşünmenin faydası olmadığını düşünerek kendimi saniyesinde bıraktım! İnsanlık için küçük kendim için büyük bu adımı attığımı gören Özlem arkamdan neşe içinde bana seslendi!

Sonraki etapta oldukça ağır bir baltayı fırlatarak ilerideki tomruklara saplamamız gerekiyordu. Baltanın ağırlığı zaten benim için onu “fırlatılabilecek” bir cisim olmaktan çıkarıyordu. Haliyle iki denemede başaramayınca Özlem’le ikimiz de oldukça ağır, 2 metre uzunluğundaki kütükleri taşımak zorunda kaldık. Ama erkekler de dahil tüm yarışmacılar aynı kütükleri taşıyordu!

Eğlenmiş ama zamanımız daha da azalmış olarak TA4, 5’e doğru yola çıktık.

Harita 2’ye geçerek, yol üstünde M20 ve M17’yi de alarak iki saatin altında 25 km ile bu etabı bitirdik. Sıradaki etapta ekip sadece bir bisikletle hareket edecekti. Özlem bisiklette kalırken ben hemen koşmaya başladım. Navigasyon oldukça kolaydı ama zaman azlığından RB ile işaretli hedeflerden sadece tek hedefi almaya karar vermiştik. Koşu sırasında RB4’e de gidebileceğimizi düşündüm. Böylece iki 15 puan ile 22 dakika ve 3.11446788-C63C50EF76573EE3C3385 km sonra koşu/bisikleti bitirdik. Bu arada diğer ekiplerin hem bu etapta hem de step/koşu etabında bisikletleri sürekli değiştirdiklerini gördük. Bir kişi bisikletle biraz ilerliyor, diğeri görüş mesafesindeyken bisikleti kenara bırakıp koşmaya başlıyor. Arkadan yetişen koşucu hemen bisiklete atlıyor. Böylece ekip toplamda koşudan daha hızlı yol alıyor.

Bitişe 2 saatten az kalmıştı ama hala önümüzde üç etap vardı.

Gun2Harita4Hemen bisikletlere atlayıp sonraki toplanma alanı TA6, 7’ye doğru yola çıktık. Fazla zaman harcamadan alabileceğimiz noktaları hesapladık. Zaten çok nokta yoktu. M22 ve M21’i alarak alana ulaştık. Oryantiring etabında Özlem’e sadece 200 metre yürüyüşle etabı geçireceğimize dair söz vermiştim :). Hemen bisikletten atladık. En yakındaki R20 hedefini alıp 5 dakika ve 500 metre sonra geri döndük. Böylece R15’teki “gölde yıkanma” fırsatını da kaçırmış olduk :D. Dalga geçsek de gölün suyu öyle güzel bir maviydi ki fena da olmazdı diye düşünmedik değil!

Son etapta bitiş noktası harita üstünde epeyce yakındı ama bugün yaşadığımız stres ve ilk gün son dakika yetişmemiz bizi biraz esnek plan yapmaktan alıkoydu. Ormanın içinde göl kenarından ve ağaçların arasından güzel dönüşler yapan patikalardan geçerek M25 ve M30 noktalarını aldık. Evet hala çevremizdeki güzelliklerden keyif alıyorduk! Bu etapta kesinlikle başka hedeflere uğramayı da planlamalıydık. Zamanın artacağını düşündüm ama yine de risk almayarak yalnızca M31 ve M26’ya uğramayı planladım. Arazide çamura batıp gecikmekten endişeleniyordum. Bu noktalara gidince de başka noktalara dönmek için artık çok geçti. Yarım saat önceden bitişe ulaştık. Ancak burada da son bir özel etap bizi bekliyordu! Bitkilerin altında yerde sürünmeler, ip ağından atlamalar derken son gücümüzü de harcayıp 20 dakika kala yarışı tamamladık.

İki günlük bir deneyim…

Yarış bitişi

Yarış bitişi

Yarış bittiğinde ikimiz de çok mutluyduk. Bütün endişeleri, yorgunlukları, moral bozukluklarını yaşayan biz değildik sanki. Bugün derece olarak daha kötü olacağımızı biliyorduk ama bütün etapları yapmış, özel etapların tamamının keyfini çıkarmış ve yarışı başarıyla bitirmiştik. Beraber ilk defa takım olarak yarışmıştık. Üstelik ilk günkü başarımızı belgeleyen bir de “çekiç” ödülümüz vardı. Gururluyduk! Özlem için hem çok yoğun bir macera yarışı deneyimi oldu, hem de iki gün arka arkaya yarışmanın nasıl birşey olduğunu gözlemledi. Daha önce size macera yarışlarının bağımlılık yapıcı olduğunu söylemiş miydik? Bilmeyenleriniz için Özlem’in şimdi yeni yarışlar araştırdığını not düşeyim. Ben de uzun süredir iki gün yarışmamıştım. Navigasyonu üstlenmem çok önemli bir deneyim kazandırdı. Bu yarışı kategorimizde yedinci olarak bitirdik. Genel olarak etaplar arası zaman yönetimini iyi yaptığımızı, güçlü yönlerimizi iyi kullanıp zayıf yönlerimizi yönettiğimizi düşünüyorum. Ancak tabii ki bu bir macera yarışı; her şey her zaman istediğimiz gibi gitmiyor. Arada moral bozukluğu yaşasak da iki günün çoğunda harika organizasyonun tadını çıkardık, aynı tutkuyu paylaştığımız insanlarla sohbet ettik, sürekli değişen etaplarda doğanın bize verdiği güzellikleri takdir ettik.

Facebook-OdullerMacera biter mı? İki hafta sonra Deniz’le Almanya’nın Harz dağlarında 32 saatlik duraksız bir yarışa katılacağız. Hazırlıklara başladık. Biz dağlara, eşyükseltilere alışığız, Hollandalı dostlarımıza göre avantajımız var. Ama uzun süredir durmaksızın gece geçirdiğimiz bir yarış yapmadık. Hiç kolay olmayacak!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *